Türkiye'nin ilk "İklim Kanunu Teklifi", TBMM Çevre Komisyonu'nda

AA
Oluşturulma Tarihi: Şubat 26, 2025 19:52
TBMM Çevre Komisyonunda Türkiye'nin ilk "İklim Kanunu Teklifi"nin görüşmelerine devam ediliyor.
Komisyonda, teklifin maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri söz aldı.
Temiz Hava Hakkı Platformu Temsilcisi Deniz Gümüşel, kanun teklifinin, küresel ve yaşamsal krizin ana sorumlusu olan fosil yakıtlardan kademeli olarak çıkışa dair hiçbir vizyonu, somut hedefi olmadığını savundu.
Bütün inisiyatifin piyasa mekanizmalarına bırakıldığını öne süren Gümüşel, "Oysa somut politikalarla desteklenmediği zaman Avrupa Birliğinin emisyon ticaret sisteminin ilk yıllarında da görüldüğü gibi maalesef istenen sera gazı azaltım hedefi sadece ETS'ye bırakılarak gerçekleştirilemiyor." dedi.
Türkiye içinde kurulmaya çalışılan Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), sera gazlarını azaltma hedefine yönelik ciddiyetle ve şeffaflıkla işletilirse, termik santrallerin ekonomik olarak ayakta kalmasının imkansız hale geleceğine işaret eden Gümüşel, şöyle konuştu:
"35 bin kömür madeni işçisi, 8 bin termik santral işçisi başta olmak üzere bu sektörden ekmek yiyen emekçilerin ve ailelerinin, yine bu kömür bölgelerinde yaşayan ve ekonomisi kömüre bağlı olan diğer yurttaşların insan onuruna yakışır bir geleceği olabilmesi için somut, katılımcı işleyiş mekanizmaları ile finansman kaynakları belli olan, bir ulusal adil geçiş programı mutlaka tasarlanmalı ve kanuna entegre edilmeli. Ama bugünkü haliyle teklifte adil geçiş bir iyi niyet ifadesi olmanın ötesine maalesef geçemiyor, ulusal bir adil geçiş mekanizmasını öngörmüyor."
Gümüşel, kanun teklifinin bu haliyle "bir iklim kanunu değil, bir ticaret kanunu" olduğunu iddia etti.
"GÜÇLÜ BİR İKLİM POLİTİKASINA İHTİYACIMIZ VAR"
İklim Ağı Platformu Temsilcisi Özlem Katısöz de 2021'den bu yana iklim kanununu çalışan bir ekip olduklarını belirterek, "Bu sürece katkı verme fırsatı bizi mutlu etti. Dilerdik ki kanunun yazım sürecinde de bu fırsatı elde edebilseydik ama bugün buradayız, en azından kanuna katkı sürecinde elimizden geleni yapmak istiyoruz." dedi.
Küresel ticaret ve ekonominin karbonsuzlaşma yolunda olduğunu, buna uyum sağlamayan ülkelerin geride kalma riskiyle karşı karşıya bulunduğunu dile getiren Katısöz, "Avrupa Birliği'ndeki Yeşil Mutabakat'ın ardından başlayan süreçle iklim kanununu da konuşuyoruz. Dolayısıyla bizim güçlü bir iklim politikasına ihtiyacımız var ve bu yüzden de güçlü bir iklim kanunu istiyoruz." ifadesini kullandı.
Katısöz, net sıfır dönüşümünün, Türkiye için bir maliyet değil, fırsat perspektifinden görülmesi gerektiğini vurgulayarak, kanunun, adaleti tesis eden, bedelini kirletenlerin ödediği, faydayı geniş toplumsal kesimlere sağlayan, net sıfır ekonomiye geçme isteğini destekleyen, ülkenin sadece bugününü değil, geleceğini de gözeten bir vizyonu ortaya koymasını istediklerini söyledi.
"İKLİM KRİZİ SADECE SERA GAZI SALIMI DEĞİLDİR"
Türk Tabipler Birliği Temsilcisi Demet Parlar da Türk Tabipleri Birliğinin İklim Adaleti Koalisyonunun bileşenlerinden biri olduğunu dile getirerek, İklim Adaleti Koalisyonu olarak "ekokırım yasası"nın görüşülmesi için 28 bin ıslak imzayla Meclise başvurduklarını ancak başvurularının kabul olmadığını ifade etti.
Şu anda "ekokırım yasası" ile ilgili görüşülme önerisinin İstinaf Mahkemesinde olduğunu kaydeden Parlar, "ekokırım yasasının" 27 Avrupa ülkesinde kabul edilmiş durumda olduğunu, bu yasanın Türkiye'de de kabul edilmesini beklediklerini söyledi.
İklim Adaleti Koalisyonu Temsilcisi Caner Gökbayrak da kanun teklifi için "İklim kanunu değil, yıkım kanunu" nitelemesinde bulundu.
Kanun teklifi bu haliyle yasalaşırsa, bir yıkım getireceğini iddia eden Gökbayrak, "İklim krizi sadece sera gazı salımı değildir. Zaten sadece sera gazı salımı olarak görüldüğü için belki de bu noktaya geldik. İklim krizi aslında ekolojik krizin bir yansımasıdır, bugünüdür. En tepesinde 'bundan sonra artık çok daha kötü şeyler olacak' dendiği yerdir. Çünkü yok ettik, ormanlarımızı yok ettik, derelerimizi kirlettik." diye konuştu.
Konuşmaların ardından kanun teklifinin maddeleri üzerindeki görüşmelere geçildi.
hurriyet